1. Anasayfa
  2. Ekonomi
  3. Dolardaki Yükseliş Devam Eder Mi?

Dolardaki Yükseliş Devam Eder Mi?

admin -
4 0

 

DOLARDAKİ YÜKSELİŞ DEVAM EDER Mİ?

 

Son günlerde rekor üstüne rekor kıran dolardaki yükseliş devam eder mi? Herkesin aklında dönüp dolaşan bu soruyu sizler için derlemeye karar verdim.  Türk Lirası 90’lı yılların başına doğru değer kaybetmeye başlamıştı ve ülke büyük ekonomik zorluklar içindeydi ama piyasada hasbel kader para dönüyor tüketiciler günlük ihtiyaçlarını kısmende olsa görebiliyorlardı. 90’ların ortasında alınan ekonomik tedbirler enflasyonun yükselmesi ve bu durumda doların fiyat belirleyici mekanizma olmasının önüne geçemedi ve 97’den itibaren Türkiye kronik bir ekonomik kriz ülkesi oldu.

dolardaki yükseliş devam eder mi

Bunun etkilerinin ve bedellerinin çok ağır ödendiği yıl ise 2001 oldu. Anayasa kitabının Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında fırlatılması hadisesiyle birlikte (1. Dünya Savaşı da böyle uyduruktan bir sebeple çıkmıştı) doların ateşi daha da yükseldi. Dolardaki günlük fiyat değişimi neredeyse %15 ‘leri geçmiş, o zamanlar sıfırları atılmamış Türk Lirası cinsinden 1 haftada 900.000 seviyesinden 1.800.000 seviyelerini görmüş, Ekonomik paketler açıklanmış her şeye neredeyse %100 oranında zam gelmiş ve sıkı durun bankalardaki gecelik faiz oranları %120’leri görmüş, Ticaret zorlaşmış ve hatta durma noktasına  gelmişti. İthalat yapan kesim ayakta durmakta zorlanmış, borçlar ödenemiyor ve sonuç olarak ülke iflasa doğru gidiyordu. Hatta bir çok banka kredilerini geri döndüremeyince ya iflas vermiş, ya TMSF’ye devrolmuş yada Başka bankalar tarafından satın alınmıştı.

 

 

Tüm bu olayların sonucunda Kemal Derviş isimli biri yurt dışından getirilmiş ve Ekonominin ipleri eline verilerek kabineye bakan olarak atanmıştı. Ama Kemal Derviş beklenileni veremedi ve durum daha da vahim bir hal aldı. 2001 Krizinin etkileri 2005’lere kadar sürdü Bu sıralarda Dolar 1400000 ile 2100000 arasında gidip geldi. Fakat yaşanan krizlerle birlikte ülkenin üretim damarları kesilmiş ve kar edemeyen kurumlar bir bir özelleştirilmeye başlanmıştı bile.  Hatta çok acıdır bu süreç içinde IMF’den birkaç kez borç alınarak memur maaşları ve kamu giderleri karşılanmıştır. Kısacası ülke kendini yavaş yavaş bir kısır döngü içinde bulmuş, dışa bağımlılığın ilk adımları bu dönemde atılmıştır.  

Ülkemizin üretim sorunun başlangıcı olarak 2001 Ekonomik krizi görülebilir. Fakat daha sonrasında Çin tarafından tüm dünyaya karşı yapılan gizli üretim reformu zaten hazırı seven ithal zihniyeti harekete geçirmiştir. Türkiye’de üretilen her şeyin kat be kat ucuza Çin’den sağlanması ülkedeki döviz dengesini iyice bozmuştu.

Gördüğünüz gibi geçmiş ile bu gün arasında pekte fark yok. Hala Tüketim ekonomisi ile hareket etmeye ve katma değer olmadan ihracat yapmaya çalışıyoruz. Tarım, Sanayi ve en önemlisi köklü bir Teknoloji devrimi yapamadığımız için dışa bağımlılık sürecimiz tüm hızıyla devam etmekte. Fakat son yıllarda askeri alanda yapılan üretimlerde netice alınması bunun toplum tabanına yayılarak imkan verilerek yerli üreticiye tam destek ile aktarılırsa ve adam gibi bir kalkınma planı uygulanırsa, ayrıca tekel teknolojisi oluşturulup dünyada ikili anlaşmalarla Pazar yaratılırsa işte dolar yükselişini kısa vadede dizginleyip bir gerilemeye doğru çevirebiliriz.  

Şimdi diyeceksiniz ki, bunu yapmak çok basit sanki! Evet basit bugün Alman otomobil devi Audi’nin yıllık cirosu gayri safi yurt içi hasılamıza eşit. Audi’nin satış stratejisi markalama çalışmaları gibi bir çok şey ona pazar yarattı, BMW ve Mercedes gibi devlerde pazardaki yerini alarak tüm dünyaya milyarlarca Euro ihracatta bulunup Alman ekonomisine hem iş gücü hem de ekonomik olarak milyarlarca Euro katkıda bulundu.

Bunun gibi teknoloji ve üretim alanında atılım yapan firmalarımızdan, Vestel desteklenir ve üretim kalitesini arttırır, kendi işletim sistemini oturursa, Türkiye’nin bir mobil telefon markasının dünya pazarından pay alması  demek bu ülkeye binlerce dolar para girmesi demektir. Ayrıca son yıllarda bacasız sanayimiz Turizmi çok kötü yönetmiş ve salgın nedeniyle turizm çok kan kaybetmiştir.

Toparlamak gerekirse, üretimin ve teknoloji devriminin hızlandırılması gerçekleşmezse global sermayenin karşısında rekabetçi bir ülke olamayacağımız kesin. Bu sebeple dolardaki yükseliş devam eder ve gerçekten kısa süre içinde dolar iki haneli rakamları görebilir.

 

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir