1. Anasayfa
  2. Bilim
  3. Korona Hakkında Bilmediğiniz 10 Gerçek

Korona Hakkında Bilmediğiniz 10 Gerçek

admin -
13 0

Korona Hakkında Bilmediğiniz 10 Gerçek

Tüm dünyayı derinden sarsan pandemi sürecinin başlangıcı onunla oldu… Onunla beraber günlük alışkanlıklarımız, yaşadığımız dünyaya ve çeşitli kavramlara bakışımız derinden sarsıldı… Büyük devletler, büyük ekonomiler sekteye uğradı ve küçülmek zorunda kaldı… Kimden söz ettiğimizi gayet iyi biliyorsunuz: Korona. 1920 Yılında ortaya çıkan grip salgınından sonra hepimizin hafızasına kazınan Korona’ ya sizler için yakından baktık. Nedir bu korona? Ondan nasıl korunabiliriz? Korona açısından en tehlikeli bölgeler nereler? Yeni bir Korona Salgını mümkün mü? İşte Korona hakkında merak ettiğiniz 10 gerçek…

Başlamadan Önce Korona’ ya Daha Yakından Bakalım…

İsmini virüsün kendine has dikenli şeklinden alan Korona, şu anda tüm dünya ülkelerinde yaklaşık olarak 96 milyon kişiyi hasta etti. 96 milyon Korona Vakası içinden 3 milyon kadarı ne yazık ki ölümle sonuçlandı. Videomuzu izlediğiniz şu anda tüm dünyada Covid Virüsü ile savaşmakta olan yaklaşık olarak 27 milyon insan bulunuyor ve maalesef bu hastaların en az 150.000 kadarı büyük ihtimalle hayatlarını kaybedecekler. Peki dünya tarihine adını sokağa çıkma kısıtlamaları, hakkındaki komplo teorileri, yüz maskeleri ile yazdıran Covid 19 hakkında neler biliyoruz?

Virüs, mikrop, bakteri gibi canlı metabolizmaları hasta etme veya fonksiyonlarını sekteye uğratma özelliğine sahip mikroorganizmalara “patojen” adı veriliyor. Boyut olarak bir mikrop veya bakteriden çok daha küçük olan virüsler insanları olduğu gibi hayvan veya bitkileri ya da sadece canlı hücreleri de hasta edebilirler. Virüsler, diğer mikroorganizmalardan oldukça küçüktür ve bu nedenle de tehlikelidir. Şimdi gelin, tüm dünyayı kökünden değiştiren bu ölümcül virüse ve özelliklerine daha yakından bakalım.

İsmini “Kral Tacı” Kelimesinden Alıyor. 

Alkol kullanın veya kullanmayın… Pandemi öncesinde “Korona” adında bir bira markasının bulunduğunu bilenleriniz vardır.  Meksika’ da üretilen ve bu yüzden adını İspanyolca “kaktüs” kelimesinden alan Korona ismi, sizce niçin günümüzde ölümcül virüse verildi dersiniz? Korona Salgını’ nın ciddi sayılara ulaştığı 2019 Yılı’ nın başlangıcında virologlar Koronavirüs’ ü mikroskop altında incelediler. Karşılarında, yuvarlak şekilli ve adeta bir kaktüs gibi dikenleri bulunan bir şekil gördüler. Bu şeklinden dolayı virüse kaktüs ve aynı zamanda “kral tacı” anlamına gelen “Korona” ismi verildi. Günümüzde “krovn” kelimesi aynı zamanda dişlerin kral tacına benzeyen üst kısmı için de kullanılmaktadır. Koronavirüs, sağlıklı hücreleri bu kendine has küçük duyargaları ile belirledikten sonra onları etkisi altına alıyor.

2. Korona’ nın Gerçek İsmi Ve 19’ un Gizemi…

Günümüzde tüm dünyayı etkisi altına alan Korona, pek çok isimle isimlendirilse de, bu virüs ve hastalığın gerçek adı hakkında pek çok farklı seçenek var. Corona, Coronavirus, Covid, Covid19, SARS Coronavirus-19… Peki hemen hemen tüm dünyayı etkisi altına almış olan virüsün gerçek adı ne? Covid, bilimsel terminolojide SARS Covid 19 olarak anılan bir virüsün neden olduğu hastalığın ismidir ve “Covid” olarak da isimlendirilir. Virüsün isminin başında yer alan “SARS” ifadesi “tekrarlayan şiddetli nefes darlığı” anlamına gelir. Covid 19, enfekte yani virüsü kapmış olan insanların solunumunu tekrarlayan ve şiddetli bir şekilde etkilediği için Covid 19, bu isimle anılmıştır. Peki “Covid” ve “19” nereden geliyor?

Virüsün isminde yer alan “COVİD” ifadesi aslında hastalığa ismini veren “Corona” yani “kral tacı” kelimesinin ilk iki harfinden geliyor. Sonraki iki harf “V” ve “İ” ise, bu hastalığın bir tür viral enfeksiyon hastalığı olduğunu bizlere göstermektedir. Son olarak son harf “D”, İngilizce “desiase” kelimesinden gelir. Yani SARS Covid 19, bulaştığı insanlarda şiddetli ve tekrarlayan solunum kesilmesine neden olan viral bir hastalıktır. Peki ya 19?

Pandemi sürecinden önce 19 rakamı ile ilgili pek çok şey söylendi… Kur’an’ da 19 Mucizesi, Atatürk’ ün Samsuna 1919’ da çıkması ve milli mücadeleyi başlatması, Kur’ an Surelerinin sayı olarak 19’ un katları olması… Özetle 19, pandemi sürecinden önce hep iyi anılan “uğurlu” bir rakam olarak karşımızdaydı. Peki günümüzde neden bu sayı bir tür hastalık ile anılıyor?

[better-ads type=”banner” banner=”1300″ campaign=”none” count=”2″ columns=”1″ orderby=”rand” order=”ASC” align=”center” show-caption=”1″ lazy-load=””][/better-ads]

3. Kedi Ve Köpeklerden Koronavirüs Bulaşabilir Mi? 

Evcil hayvanlar, hayatımızın önemli parçaları arasında… Pandemi sürecinde sokağa çıkma kısıtlamaları ile karşı karşıya kalan pek çok insan, evcil hayvanları ile daha fazla vakit geçirmeye başladı. Bu durum akıllarda “evcil hayvanlardan virüs bulaşır mı?” sorusunun akıllara gelmesine neden oldu. Peki gerçekten, evcil hayvanlardan Koronavirüs bulaşması mümkün mü?

Bunun cevabını hem evet hem de hayır olarak verebiliriz. Sağlık tarihinde çeşitli virüs ve mikropların hayvanlardan insanlara geçtiğine rastlanmıştır. Bunlar arasında doksanlı yılların sonunda patlak veren “deli dana hastalığı” ve yakın zamanda karşılaştığmız “kuş gribi” gelmektedir. Kedi ve köpekler virüsün kaynağı değillerdir. Ancak virüs kapmış birisi kedi ve köpeklerin tüylerine dokunmuşsa ve onları sevmişse, bu evcil hayvanlar virüsleri taşıyabilirler. Yani kedi ve köpekler virüs kaynağı olmasalar da virüsleri taşırlar ki, bu da günümüzde ciddi bir risktir. Eğer evcil hayvanınız varsa, kedi ve köpeklerinizi dışarıya olabildiğince az çıkarmaya çalışın. Sabun ile ellerinizi yıkama alışkanlığınızın virüsü engellemek için etkili bir çözüm olduğunu sakın unutmayın. Yapılan araştırmalar, virüsün bulaşmasını engellemek için ellerinizi sık sık yıkamanın sık sık el dezenfektanı kullanmaktan dahi daha fazla oranda etkili olduğunu göstermiştir. Sabun ve sıvı sabun içinde bulunan yağ asitleri, virüs ve mikropların içine nüfuz eder ve böylece onların kısa zamanda yok olmasını sağlar. Bu nedenle kedi ve köpeklerinizi de dışarıya çıkardıktan sonra sık sık yıkamayı kesinlikle ihmal etmeyin.

[better-ads type=”banner” banner=”1300″ campaign=”none” count=”2″ columns=”1″ orderby=”rand” order=”ASC” align=”center” show-caption=”1″ lazy-load=””][/better-ads]

4. Ekranlardan Uzak Durmak Sizi Koruyabilir

Halka açık mekanlar, umumi tuvaletler, toplu taşıma araçları, marketler, alışveriş merkezleri… Bir virüs, mikrop bakteri ve diğer mikroorganizmalardan küçük olduğu için kolayca yayılma özelliğine sahiptir ve bu nedenle de tehlikeli ve ölümcüldür. Halka açık mekanların, virüs kapma olasılığınızı ciddi oranda arttırdığı zaten bilinmektedir. Bu nedenle de el dezenfektanı dispanserleri çoğu alışveriş merkezi ve AVM’ nin girişinde bulunmaktadır. Ancak çoğu insan esas tehlikenin farkında değildir.

Akıllı telefon, tablet bilgisayar, taşınabilir oyun konsolları gibi pek çok elektronik cihazın ekranı, virüsler açısından en tehlikeli yüzeyler arasındadır. Gün içinde, evde veya dışarda sürekli olarak telefonlarımızla ilgilendiğimiz ve çoğunlukla ellerimizi yıkamadığımız için, taşınabilir elektronik cihazların ekranları virüs açısından son derece risklidir. Sık sık telefon ve tablet bilgisayarınızı kullanıyorsanız, ekranların  kırılmasını önleyen ekran koruyucu ve koruyucu kılıf alarak ve bu kısımları sık sık temizleyerek ekranlarınızın temiz kalmasını sağlayabilirsiniz.

5. Kan Grupları Ve Covid 

Kan grupları, sandığımızdan daha önemlidir. Sahip olduğunuz kan grubu kişilik özelliklerinizden sosyal eğilimlerinize, beslenme şeklinizden sağlık sorunlarınıza kadar pek çok şeyi etkileyebilir. Peki bunun Covid ile ne ilgisi var? Yapılan araştırmalar ve hazırlanan istatistikler,  tüm dünyada A Grubu kan taşıyıcılarının virüse daha hızlı bir şekilde yakalandıklarını göstermiştir. Eğer A grubu kana sahipseniz, Covid – 19 hakkında daha ciddi önlemler almanız gerekebilir. Peki diğer kan grupları?

Yine istatistiklere göre en saf kan grubu olarak bilinen 0 kan grubuna sahip olan kişilerin Covid – 19’ a yakalanma ve hastalığı atlatma olasılıklarının daha yüksek olduğunu göstermiştir. B ve AB kan grupları ve virüs hakkında ciddi bir çalışma ise bulunmuyor.

6. El Dezenfektanı Sizi Öldürebilir

Aralarında Hindistan, Meksika gibi çeşitli ülkelerin bulunduğu ülkelerde artan el dezenfektanı talebine yetişmek için sahte el dezenfektanı üretilmeye başlandığını biliyor muydunuz? Covid 19 yayılmaya başladıktan kısa bir süre sonra Dünya Sağlık Örgütü, çeşitli ülkelerde üretilmesi planan el dezenfektanının özelliklerini tüm dünyaya duyurdu. Bu duyuruya göre el dezenfektanı %60 – %70 oranında propil alkol içermeliydi. Tüm dünyadaki üreticiler bu kurala uyarak el dezenfektanı üretmeye başladılar. Ancak bazı üreticiler, propil alkol yerine daha ucuz olan metanol kullanarak üretim yaptılar. Peki ya sonuç? Sonuç olarak pek çok kişi metanolden dolayı zehirlendi. Ancak el dezenfektanlarının riski bununla da sınırlı değil. Çünkü ideal koşullarda üretilmiş bir el dezenfektanı da ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Örneğin yüksek alkol içeren bu içeriklerin çocuklar tarafından içilmesi, körlük ve görme kaybına neden olabiliyor. Uzmanlar, el dezenfektanı kullanırken dikkatli olmanız gerektiğini çünkü yüksek oranda dezenfektanın içilmesi veya deri tarafından emilmesi sonucunda zehirlenme vakalarının da ciddi oranda arttığını belirtiyorlar.

7. Maske Modası Ve Yeni Nesil Akıllı Maskeler

Virüs salgınının hayatımıza kattığı en önemli şeylerden birisi de yüz maskeleri oldu. Yüz maskeleri öksürme, hapşırma ve benzeri durumlarda virüsün bireyler arasında ciddi oranda yayılmasını engelliyor. Bu basit ve hesaplı virüs engelleyicisi aynı zamanda önemli markaların kendi virüs maskelerini üretmelerine neden oldu. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen CES 2021 Fuarında karşımıza çıkan “akıllı” maskelerin üreticileri arasında LG, Airpop gibi elektronik devleri bulunuyor. Üstelik akıllı maskeler sadece sizleri virüsten korumakla kalmıyor, aynı zamanda havadaki kirlilik oranını ölçebiliyor veya telefonunuzla entegre bir hale de gelebiliyorlar. Gerek stil gerekse teknoloji açısından son derece gelişmiş olan maskelerin bazılarında aynı zamanda kulaklık bulunuyor veya bu maskeler tekrar tekrar yıkanarak kullanılabiliyor. Aralarında ülkemizden üreticilerin de bulunduğu yeni nesil akıllı maskeler, ilerleyen zamanlarda trend olmaya şimdiden aday.

8. Yine Corona, Yeniden Corona

Kulağa garip gelebilir… Ancak pek çoğunuz Covid19 olmuş ve hastalığı farkında olmadan çoktan atlatmış olabilirsiniz. Peki bazı insanların metabolizması virüse karşı daha dayanıklıyken bazıları niçin bu acımasız virüse yenik düşüyor? Bunun cevabı tam olarak bağışıklık sistemi olarak da bilinen immun sistemi ile ilgili. Eğer bağışıklık sisteminizi güçlendirmek isterseniz stresten uzak durmalı, sağlıklı beslenmeli ve gerekiyorsa takviye edici gıda kullanmalısınız. Yine de bağışıklık sisteminizin dayanıklılığı büyük oranda genlerinize bağlıdır. Ancak siz yine de önlem almayı ve bağışıklık sisteminizi olabildiğince güçlü tutmayı ihmal etmeyin. Corona ile ilgili şaşırtıcı bir diğer gerçekse, eğer aşı olmadıysanız birden fazla defa Covid olma olasılığınızın son derece yüksek olması. Yani hastalığı ikinci kez geçirme olasılığınız oldukça yüksek.

[better-ads type=”banner” banner=”1300″ campaign=”none” count=”2″ columns=”1″ orderby=”rand” order=”ASC” align=”center” show-caption=”1″ lazy-load=””][/better-ads]

9. Covid19 Semptomları: Koku Alamama Ve Vücut Isısı

Özellikle rağbet gören ve kalabalık AVM’ lerde ateşinizin girişte ölçülmesinin en önemli nedenlerinden birisi de viral enfeksiyonların vücut sıcaklığı ile ciddi bir ilişkisinin olması. Ancak artan vücut sıcaklığı ve ateş, Covid19’ un tek göstergesi değil. Yapılan araştırmalar, solunum yolunu etkileyen virüsün hastalarda koku alma duyusunu ciddi oranda etkilediğini göstermiştir. Eğer yediğiniz yemekten tat alamıyorsanız veya koku alma duyunuzda ciddi bir körelme hissediyorsanız virüs kapmış olma olasılığınız son derece yüksektir. Kimi uzmanlara göre Covid aynı zamanda bağırsak ve sindirim sistemimizi de önemli ölçüde etkiliyor. Bazı araştırmacılar ise Covid 19’ un direkt olarak bilişsel yeteneklerimizi etkileyebileceği konusunda hemfikir.

10. Covid 19 Ve Mutasyon 

Bir DNA’ ya sahip her mikroorganizma mutasyona uğrayabilir. Buna elbette Covid 19 da dahil. Günümüzde pandemi sürecinin olumsuzlukları ile mücadele eden herkes, mutasyna uğramış bir Covid19’ un insanları tekrar hasta edebileceğinden endişeleniyor. Üstelik bu tip bir mutasyon sonucunda yeni virüse karşı başka önlemler almak ve yeniden aşı geliştirmek gerekebilir.

Youtube: https://www.youtube.com/c/KesinBilgiTR/

Twitter: https://twitter.com/Kesinbilgiyt/

İnstagram:https://www.instagram.com/kesinbilgitr/

Facebook:  https://www.facebook.com/kesinbilgitr/

Pinterest:   https://tr.pinterest.com/kesinbilgi/

Adreslerinden takip edebilir, Paylaştığımız Tüm Güncel İçeriklere Ulaşabilirsiniz. İlgi ve Alakanız İçin Tekrardan Teşekkürler…

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir